Aleksandr Petroviç Garyançikov

0
383

Karia; Luvi dilinde,’Sarp, kayalık, ulaşılması zor olan yer’ anlamına gelirmiş. Öyle ya! Neredeyse tüm Ege Denizi kıyısı gibi, Bodrum Yarımadası da tamamı ile; 1., 2. ve 3. jeolojik dönemlerdeki volkanik patlama ve depremler neticesinde volkanik kayaçlardan oluşmuş bir yarımadadır nihayetinde. Çevresinde irili ufaklı 27 koy ve irili ufaklı onlarca adadan meydana gelir. Bu ada ve adacıklardan bir bölümü (geçen haftaki yazımda söz ettiğim Zefiria Kalesi (bugünkü Aspat Kalesi’nin yer aldığı kayaç tepe de dahil) bu adacıklara örnektir) çoktan Yunanistan karasularında Yunanistan adaları olmalarına karşın, tüm bu volkanik coğrafi oluşumların altında da ortak ve «schengen»’in hiçbir anlam ifade etmediği sismik yeraltı tabakaları; uyuyan hücreler misali yatmakta. Bu bağlamda Karaada’nın ayrı bir önem teşkil ettiği ve konunun uzmanı jeologlar/yerbilimcileri tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, bilimsel veriler ışığında kamuoyunun da bu konuda bilgilendirilmesi (tabir-i caiz ise) elzemdir. Türkiye’de irili ufaklı 67 tane volkanik dağ bulunmaktadır. Bildiğiniz gibi başta Doğu Anadolu sıradağları olmak üzere ülkemizin büyük bir bölümü jeolojik dönemlerde meydana gelen volkanik oluşumlardır. Bu oluşumlardan en sıradışı olanları (Dünyada da benzeri olmayan) şüphesiz Kapadokya bölgesinde yer alanlardır. Ege bölgesinin de ülkemizin; en girintili/çıkıntılı ve en uzun kıyı şeridini oluşturması ve içerisinde Çine ve Kazdağları’ndaki gibi lav püskürtülerinin kayaç hallerinin bulunması katiyen hafife alınmaması gereken bir konudur. Bu arada I.Jeolojik dönemin M.Ö 1.200.000 ile 750.000 yılları arasında gerçekleşmiş olmasına dikkatinizi çekerim. Ez-cümle; üzerinde yaşadığımız yarımada yüzbinlerce yıl süren sancılı oluşum süreci, bu süreç içersinde oluşan farklı; nadir yeraltı madenleri ve bu madenlerin, sismik,meteorolojik ve auroral etkileri bakımından pek çok farklı disiplince incelenmesi gereken gizemler barındırmaktadır. Bu haftaki yazımda; sizlere, Mahfel’in gece bekçisi İbram Ağabey’in gece 00:00’’an sabah saat 08:00’e dek süren mesaisi, 3-5 saatlik uykusu, Bodrum Belediyesi İtfaiye ekiplerinin düzenledikleri tatbikatlar dışında kalan ve av yasaklarının sona erdiği zamanlarda; keklik, tavşan vb. konularda uzmanlaşmış sarıboyun köpekleri eşliğinde çıktığı av serüvenlerinden söz edecektim. Haftaya kaldı. Bodrum’un yerlisi (özellikle yaşlılar) akşamları esen serin meltem esintilerine Zefiriya derler. Esen kalın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz