Dere yataklarındaki binalar yıkılmalı

0
564

Bodrum Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mezunları Derneği (BODTÜM) Bodrum’da yaşanan su baskınları  ile ilgili bir basın bildirisi yayınladı.

Son haftalar içinde yağan sağanak yağmurların arkasından yaşanmış olan su taşkınları, meskun alanlarda büyük tahribata neden olmuş, kamuoyunda üzüntü ve karamsarlık yaratmış ve ilgili makamlara yönelik yoğun eleştirilere vesile olmuştur. Derneğimiz, eleştiri ve suçlamalarla gündemi işgal etmek yerine, kalıcı çözümlerin bulunması ve uygulanmasına yönelik çalışmalar yapılmasının yararlı olacağı düşüncesindedir. Teknik konularda uzman üyelere sahip olan BODTÜM derneğimiz, kısa vadeli geçici önlemler aranması yerine, su baskını konusunu kökten önleyici her türlü projeyi desteklemeye hazırdır.

Bodrum’da yaşanmış olan su taşkınları ilk veya son değildir. Köklü önlemler alınmadığı sürece, yağışlı mevsimlerde yeni felaketlerin yaşanacağı şimdiden bilinmeli ve net olarak anlaşılmalıdır. Sorunun çözümü; yağan yağmurun oluşturacağı selleri en kısa yoldan denize ulaştırabilmek değil, suyu mümkün olduğu kadar toplamak ve yararlı işlerde kullanılabilecek şekilde biriktirebilmek olmalıdır. Yüzyıllardan beri su sıkıntısı çeken Bodrum’da, yağmurun getirdiği her damla su değerlidir. Henüz beton ve asfaltla kaplanmamış olan boş alanlarda mevcut bitkisel toprak da mutlaka sahip çıkmamız gereken diğer bir önemli değerimizdir. Yağan yağmurları en kısa yoldan denize akıtmak demek, değerli suyu kaybetmek, yüzeydeki bitkisel toprağı kaybetmek ve bu da yetmez, deniz kıyılarını bitkisel toprak tabakaları ile doldurup kirletmek anlamına gelmektedir. En değerli iki varlığımız olan suyun ve bitkisel toprağın en kısa yolda denize akıtılmaya çalışılmasının büyük bir yanlış olduğu anlaşıldığında, çamur yığınları halinde denizi kirleten çevre felaketinden de kurtulabiliriz.

Bodrum’un, yaklaşık elli yıldan beri yoğun yapılaşmalara sahne olduğu bilinen bir gerçektir. Hatalı planlama ve uygulamalar neticesinde dere yataklarının ve akarsuların denize kavuştuğu noktalardaki azmak noktalarının, motorlu trafiğe açık cadde ve sokaklar haline dönüşmüş olduğu da bilinen bir gerçektir. Bodrum’un kuzeyinde var olan, halen yapılaşmamış tepelerde yapılacak kanalet, sedde (su taşkınlarını durdurma yapıları) ve gölet gibi mühendislik uygulamaları dikkatle etüt edilmeli ve özenle projelendirilmelidir.
Bodrum’un çılgın projelere değil, maliyeti karşılanabilir akılcı çözümlere ihtiyacı olduğunu bütün ilgililere hatırlatır, saygılar sunarız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz