Halka Efendilik yapmayın!

0
354

Dün bir davetiye geçti elime, Bodrum Belediye Başkan’ı Ahmet Aras imzalı. “Bodrum İçin Elele” “konulu tanışma ve dayanışma yemeğine teşriflerinizden onur duyarım” Yer: Nikki Beach Torba 07 Çarşamba 2019,saat 20 ve eklenmiş “lütfen cevap verin.”

Davet edilen yer Nikki Beach olunca, belediye kasasından bir kuruş çıkmayacağına kanaat getirip rahatladım, masraflardan yırtık diyerek. Birkaç Belediye meclis üyesini aradım, davete konu yemekten haberleri yok.Bu davetiye sanırım el altından belirli kişilere dağıtılıyor. Kısa davet yazısını birkaç kere okudum, bir anlam veremedim. Bodrum için kimler elele verecek? Tanışıp, dayanışıp, onur duyulacaktı.

Belediye Başkanımız, Bodrum için elele verecek bir grup yaratarak, artık onlarla mı dayanaşacak diye düşündüm. Sonra; haksızlık etme, belkide sen hariç herkes davetlidir diyerek, kendimi ikna etmeye çalıştım.

Çok fazla yorum yapmadan, bilmeyen, duymayan kalmasın, “Bodrum İçin Elele” vermek isteyen herkesin bu davete katılabileceğini umuyorum. Yarın Nikki Beach’de yemeğe davetliyiz unutmayın! Haber vermeden gitmeyin, LCV notu var davette, dikkat edin.

Geçtiğimiz günlerde; CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da katılımıyla Milas CHP İlçe Örgütü Dayanışma Yemeği düzenledi. CHP üyelerinin katıldığı bu yemeği, Başkan Ahmet Aras sosyal medyadan, Bodrum Halkıyla paylaştı.

Paylaşımında… Ahmet Aras…

“CHP İstanbul İl başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun katılımıyla CHP Milas İlçe örgütü tarafından düzenlenen Dayanışma Gecesi’ne, CHP Bodrum İlçe başkanımız Halil Karahan, başkan yardımcılarımız Önder Batmaz, Turgay Kaya ve ilçe örgütümüzle katıldık.”

Kimin, nereye katıldığı, kendi özgür iradesindedir. Fakat çelişik bulduğum; yukarıda adı geçenlerden, bir tek Başkan Yardımcısı Turgay Kaya devlet memurudur. Devlet memurları kanununa göre; siyasi faaliyetlere katılamazlar.

Devlet memurlarının, siyasi partilerin yemeklerine katılması suçtur. Disiplin soruşturması açılması gerekir. Lakin; disiplin amiri, birlikte gittikleri, belediye başkanıdır. Başkan Aras, personeline suç işletirken, aynı zamanda kendisi de disiplin soruşturması açmadığı için, suç işliyor.

İktidar partisinin, bu tür toplantılarına, devletin memurlarının katılımlarını, yada mitinglerine katıldıklarında nasıl eleştiriyorsak, bununda kabul edilebilir bir davranış olmadığını bilmelerini isterim.

“Başkan’a zaman verelim, acemi henüz, hemen eleştiriyorsunuz.” diye düşünürseniz unutmayınız ki, her ikisi de 25 yıllık devlet memuru olduklarını beyan etmekteler. Acemilik buysa, ustalığı düşünemiyorum.

Sayın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başkanlara ne demişti; “Siyaset yapacaksanız siz yapın, yardımcılarınız değil.”

Başkan Aras; “Her türlü kent sorununuzu belediyeye bildirin, o bizim yetkimizde değil demeyeceğiz gerekeni yapacağız demişti.” Sokak lambası yanmayınca kimi ararsınız elbette belediyeyi. Verilen yanıt, “Şikayet ettiğiniz yanmayan lamba, AYDEM’in yetkisindedir.” Bilesiniz istedim.

Söz başka icraat başka…

Toplumsal barışı kimsenin bozmaya hakkı yoktur. Bodrum Belediyesinin, dört aylık icraatlarına bakıldığında durum pek iç açıcı değil.

Sosyal medyada, başta çöp sorunu olmak üzere, çöpü toplamayan değilde, çöpü atanların suçlandığını görüyoruz. Bu algıyı Belediye, Belediye meclis üyeleri, bazı CHP’liler, ya da Başkan Aras hayranları yaratmaya çalışıyor.

Yapamadığınız işte, suçlu aramayın… Siz önce görevinizi yapın.

Bilip bilmeden yorum yapan, azımsanamayacak ölçüde sosyal medya kullanıcıları var. Üfürükçülük yasak olduğu halde, üfürmeye devam edilmekte. Yazın, Bodrum’un nüfusu için verilen sayıların tamamı, yalan yanlış.

Elde veri olmayınca, atış serbest. Yaz ve kış ortalama nüfusun derhal çalışması yapılmalı ve kamuoyuna duyurulmalıdır. Yatak kapasitelerini toplayın, Bodrum’da kullanılabilir konut sayısını ve günübirlik gelenleri araştırın, hiçte öyle söylendiği ölçüde, milyon sayılarına ulaşamayacaksınız.

Toplam turizm amaçlı gelenlerle, her an o kadar kişinin Bodrum’da yaşadığını iddia etmek, yanlış olacaktır.

Eleştirilerde ipin ucu kaçtı artık…

“Bodrum’a gelmeyin” diyen kişiler türemeye başladı. Bu topraklar, kimsenin babasının malı değil.

Şezlong kırılmış sosyal medyada paylaşıyorlar. Kim yaptıysa onu bulmanızı öneririm, bütün şezlongları kırıyorlar algısı yaratmayın. Yada, aldığınız ürünün kalitesine bakın.

Belediye Şirketinin sorumluluk alanında bulunan işletmelerde, fiyat pahallılığından yakınan insanlar, neredeyse linç edilecekler.

“Sokağa çıkma, belediye kafelerine  gitme, plajları kullanma, ohhhh rahatı bulmuşlar, onu yapma, bunu yapma.” Siz, bizi terbiye etmeden önce, kendinizi terbiye edin.

Kent yaşayanları ister tatil amaçlı, isterse yerleşik düzende olsunlar, eleştirilerinin ölçüsü ne olursa olsun, dikkate alınmalı ve bu tür olaylara, belediye yetkilileri haricinde kimse müdahil olmamalı. Eleştirenlere değil, kenti talan edenlere müdahale etmeliyiz..

Dün; Yaşar Anter’in duyarlı bir gazeteci olarak yaptığı haber, insanın yüreğini cız ettirecek ölçüde.

YAŞLI, HASTA VE KİMSESİZLER’İ, BELEDİYE KAPININ ÖNÜNE KOYDU.

“Bodrum’un Kumbahçe mahallesinde ki bir pansiyonda yaklaşık 15 yıldır belediyenin desteği ile yaşamlarını sürdüren çoğu yüzde 80-90 engelli, yaşlı, hasta ve kimsesiz yaklaşık 30 kişinin pansiyondan çıkarılması için belediyenin aldığı karar şok etkisi yarattı.”

Haberin özü bu. Çok eleştirdiğimiz, geçmiş dönem belediye başkanları, kimsenin haberi olmadan ,ne kadar büyük bir iş yapmışlar. Kimseyi rencide etmeden. Kendi adıma, 15 yıllık süre içende bunu sağlayan belediye başkanlarına, teşekkür ederim.

Sosyal belediyecilikle, sosyal liboşluğu karıştırmayın. Belediyecilik; para kazanma yeri değil, rantları düşürme ve halkın geniş kesimleriyle elde edileni paylaşmadır. Sizin liberal parti yerel yönetimlerinden ne farkınız var.

Kafelerde su, çay, kahve, soda, gazlı içecekler pahalı diyor insanlar. Biri çıkıp “gelmeyin o zaman” diyor. “Deniz manzarasında üç lira elli kuruş a çay içiyorsun, bir de pahalı diyorsun.” Soda bakkalda şu kadar, su bu kadar. Toplu taşıma pahalı” diyorsun, “benzine biz mi zam yaptık” diyorlar. Su pahalı diyoruz, “Muski yatırım yapmasın mı?” diyorlar.

Söyleyin; halk parasıyla, halka efendilik yapmak için mi seçildiniz?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz