Mustafa Gündoğ yazdı… Bir Aktur Masalı

0
805

Bitez Mahallesinde yer alan Aktur Sitesi’nin bulunduğu alanda, Devlete ait kamu özel mülkünün özelleştirilmesiyle ilgili geçtiğimiz günlerde bir yazı kaleme almıştım. Birkaç kişi dışında yazıma tepki gösteren olmadığı gibi, çok sayıda destek mesajı aldım.

Bazıları diyor ki; “Aktur’a dışarıdan gelen ziyaretçiler”, bu söz dahi doğru bir tanım değil. Ziyaretçi ister dışarıdan olsun ister içeriden, kamu alanlarında hak sahibidir. Aktur a gelen ziyaretçiler ,evlerin önüne araçlarını park etmesinler diye Aktur Sitesi önlem almış, park yerleri ayarlamış ve çekçeklerle gelenleri sahile taşımış.Aktur Sitesi sakinlerinin olaya tepki göstermesini anlayabiliyorum, ancak anlayamadığım kendinizde hak olarak gördüğünüz ,başkasına neden hak olmasın düşüncesi. Aktur; girişi dahil, kendisine ait olmayan aslen bir çok imar adasından oluşan ve parsel geçişlerinin kamuya ait yol olduğunu bilmeden, kendilerine ait sanmaları içler acısı bir durum.

Hizmette sınır yok…

İfade edilenlere bakılınca haklı gibi görünseler dahi, İmar yolu kimsenin kapısının önü değildir. Yetkili birimler tarafından karar alınmadıkça, her taşıt sürücüsü istediği yere park edebilir. Aracımı kimsenin çevirmeye hakkı olmadığı gibi, düzenleme adı altında otonom bir yapı gibi hareket edilmesi de doğru değildir.. Aktur Sitesi yönetimi, kendisine durumdan vazife çıkarmamalıdır.

Şimdilerde; Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilerek satışa çıkarılmaya hazırlanan yerle ilgili yapılan İmar Planı’na, itiraz etmek istenmektedir. Her vatandaş anayasal haklarını kullanmakta elbetteki özgürdür.

İtiraz etmek için hazırlanan dilekçeye içerik olarak baktığımızda, savlanan şeylerin pek hakkaniyet ölçüsünde olmadığını söyleyebilirim. Site sakinleri ve çevrede ulaşabildikleri tüm insanlara gönderilmek üzere hazırlanan metnin giriş kısmı ;

“Sevgili Arkadaşlar,

Geçtiğimiz Eylül ayı içinde, Bodrum İlçesi’nin Bitez Mahallesi’ndeki Aktur Sitesi’nde, tamamen evler arasında kalan, Hazine’ye ait 30 dönümlük ormanlık alan (Bitez 349/2 Parsel) için, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından, Sayın Cumhurbaşkanı da onayı ile, bir ay içinde (jet hızı ile), parsele özel, aşırı konut yoğun bir imar planı hazırlanmış ve askıya çıkarılmıştır. Hedef, sözkonusu alanın, bu imar planı ile özelleştirilip (satılıp), oradaki ağaçların kesilerek, yerine evler, sosyal tesisiler yapılması ve aşırı betonlaşmadır.

Metni okuduğumuzda, çevreye duyarlı her insanın yapması gereken itiraz olarak algılayabiliriz. Verilmek istenen algı mevcut yapılaşmaların çok üstünde bir plan yapıldığı görüşüdür. Halbuki; mevcut imar planlarında, Aktur Sitesi 1979-1981-1986 yıllarında planlama içerisine alınmış. Yapılaşma oranlarına baktığımızda,

Konut yapılaşma emsali toplam yüzde 44, Ticari yapılaşmalarda yüzde 44 , Motellerde yüzde 60 ve 3 kat, Otel yapılaşmalarında yüzde 80 ve 5 kat tır. Ne hikmetse, kamu özel mülkü de, ağaçlandırılacak alan kapsamına alınmış. Özel mülklerde yapılaşmaya sınır yokken, kamu yararına kullanılacak alanlara yapılaşma engeli konulmuş, rant attırılmıştır. İmar Planları hakkaniyet ölçüsünde yapılmalıdır.

İtiraz edilmek istenilen kamu özel mülkünde, konut yapılaşması emsal 40, sosyal tesis alanlarında emsal yüzde 60 tır. Toplam 29 bin metre karelik alan, yol ve yeşil alan gibi terkler yapıldıktan sonra 18 bin metrekare civarına düşmektedir.

Burada yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için şunu söylemekte yarar vardır, her ne koşul olursa olsun özelleştirme dahil, her türlü kamu mülkünün satışına karşıyım. Temelde bu bağlamda karşı duruş sergilenmesi gerekirken, kendilerinin, özellikle Aktur A.Ş nin “rahatı bozulmasın” düşüncesiyle, farklı algılar yaratılmamalıdır.

Aktur A.Ş; kendi mülklerinde, planda ticari olan yerlere konut yapıp satarken, kimsenin sesi çıkmamıştır. Ticaret alanı olan denize sıfır yeri, konut yapıp satacaksın ve bunu kendinde hak göreceksin, kamusal alanlara tecavüz edip imar barışı başvurusu yapıp bu mülklerin kendine tescili için başvurmaya kalkacaksın, sonra “yeşil elden gidiyor” gerekçesiyle kamuoyunu yanıltacaksın.

Geçerli olan imar planını elinize alıp nerede, ne yapılmış bakılmasında fayda var. Mevcut planların yapılmasından yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen, sonradan çıkan kanunlar esas alınarak değişikliğe gidilmemiş, yerel yönetimler tamamen Aktur A.Ş lehine çalışmıştır. Mutlak geçmişte verilen ruhsatlar incelenmelidir. “Sığınak” adı altında nelere göz yumulmuş bakılmalıdır. Planda Disco olarak görünen, emsal yüzde 5 olan yerde, nasıl bir yapılaşma vardır.

Aktur A.Ş, “Mülklerimiz yol olarak kullanılmakta” diye haksız el atmanın önlenmesini mahkemeden talep etmiş, aklınca belediyeyi sıkıştırarak, kendi yapmak istediklerine göz yumulmasını istemiştir. Geçmiş belediye yöneticilerini belki etkileyebilmiş lakin, mevcut yönetimi etkileyememiş durumdadır.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yaptığı plana itirazın sonunda, yazdıklarım karşınıza çıkarsa ne yapacaksınız, atılan her adımın bir sonraki aşaması düşünülmelidir. Cumhurbaşkanı, yarın sizlere kızıp, “Madem yeşil alan istiyorsunuz, mesire yeri olsun derse veya ünlü yazarımızın evinin karşısına ibadethane yapın da imana gelsin.” derse ne yapacaksınız?

Bence o alana yapılması gereken; toplumun kullanımına açılarak, özelleştirmeden vazgeçilmeli. Turizm ya da denizcilik üzerine okul, yurt veya öğrencilere yönelik kamp alanı yapılmalıdır. Anadolu’nun bir çok yerinde yaşayan, dar gelirli öğrencilerin, gelip çadır kampı yapıp, yurdumuzun nimetlerinden yararlanamayan gençlerimize tatil imkanı sağlanmalıdır. Hem yeşil kalır, hemde bir işe yaramış olur.

Vesselam

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz