Yaşanabilir bir Bodrum için…

0
715

Bodrum Yalıçiftlik sınırları içerisinde bulunan Kargıcık koyunun ranta kurban edilmemesi için çok sayıda çevreci bir araya gelerek kıyımı protesto ettiler.

Son bir kaç gündür sosyal medyada ve haber bültenlerinde Ankara’dan 10 şubattan bu yana bölgeye yönlendirilen 100 kadar işçi tarafından zeytin ve ardıç ağaçlarının kesilmesi ve bölgeyi ranta açma çabaları oldukça tepki çekmişti. Yöre halkı gördüğü bu durum karşısında hemen harekete geçerek konuyu çevrecilerle paylaştı. Bodrum ve çevresinden çeşitli sivil toplum kuruluşları, CHP Bodrum, İYİ Parti Bodrum ilçe örgütü, çevreciler ve çok sayıda vatandaş Kargıcık’ta bir araya gelerek konuyla ilgili görüşlerini bildirdiler.

Açıklamada özet olarak şu başlıklar ele alındı:

Bodrum Kent Konseyi Ekoloji ve Bodrum Kimliği Grubu sözcüsü Çiğdem Erko; Öncelikle duyarlı davranıp buraya gelen herkese teşekkür ediyoruz. Bu Konuyu Mehmet Kaptandan öğrendik. Bu köyün vatandaşı kendisi. Mehmet Kaptan talancılarla karşılaştığında hayrete düşerek yanlarına gitmiş. Kısa bir konuşmanın ardından ona konuyu dallandırıp budaklandırmaz ise buradan zilyet adı altında bir rüşvet teklif edilmiş. Mehmet kaptan bir insan evladı olduğu içinde konuyu muhtara bildirmiş. Muhtarımız kaymakamlığa bildirerek konu jandarmaya bildirilmiş ve ardından para cezaları kesilerek bölgeden uzaklaştırılmışlar. O günden sonra da burada bir daha kimse görünmemiş. Burası Bodrum’un Nadir yeşil kalan alanlarından bir tanesi. Elimizde bir küdür kaldı, bir de burası. Pazartesi gününden itibaren burası ile ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Aldığımız duyuma göre işçilerin Ankara kaynaklı bir yerden yönlendirildiği söyleniyor. Burada yaşayan Bizler anayasadan gelen yurttaşlık hakkımıza sıkı sıkı tutunarak buraya sahip çıkacağız. Her ne kadar istediğimiz biçimde yargı kararları çıkmıyor olsa da anayasaya sahip çıkıp karar verebilmek ve bu kanunlarla ses yükseltmemiz gerekiyor. Burası hepimizin. Her vatandaş burada olacak küçük bir kıyım karşısında sessiz kalmamalı ve el ele vermeliyiz. Tüm siyasi şahsiyetlerle idari yönetimlerle STK’lar ile dernekler ile birlik olup sesimizi çıkartmalıyız. Ne kadar çok olursak o kadar şey başaracağımıza inanıyorum. Önümüzdeki seçim sürecinde yerel idareler ile birlikte elele çalışmak istiyoruz. Biz yurttaşlar olarak duyarlı siyasilerle el birliği yaparak bunları çözmeye çalışacağız” dedi.

Hukukçu ve çevresi Mehmet Çilsal ise konuyla ilgili yaptığı tespitleri şöyle aktardı:

“2011 yılında kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu lan Yalıçiftlik ile ilgili aldığı kararda haritada neresi 1. Derece doğal sit neresi 2. neresi 3. hepsi gösteriliyor. Gerek çevre kanunu gerekse Türk Ceza Kanunu korunan alanlar bilhassa 1. derece doğal sit de özellikle buralarda işlenmiş suçları tarif etmiştir ve genellikle bu suçlar para cezasına çevrilemez nitelikte ağır suçtur. 2013’ten beri hükümet tarafından Muğla’nın korunan alanları Muğla’nın bütün kıyıları imara açılmak için çalışmalar başlatılmış. Burada bunun bir örneğini görüyoruz.

Eskiden kıyı ve deniz alanları diye bir tarif yoktu. Deniz alanları yarattılar Denizi doldurmak adına denizin içinde de alan kazanmak adına tesis kurma adına yönetmelikler yazıldı. Burada da böyle bir düzenleme var. Gökovadan buraya kadar imar faaliyetleri başlamış durumda. Yaklaşık bin insan Gökova kıyılarına taşınmış ve talana başlamışlar. Bu alanlar neden bu şekilde kıyıma uğruyor. Bölge orman Vasfi ise orman vasfını yitirsin ve koruma olmadığı anlaşılsın diye yapılıyor. Yeni tanımları ilan ettiklerini noktadan itibaren de projelendirecekler. Sonuç olarak Bütün Muğla’mızı projelendirip kıyılarımızı yok edip yaşam alanlarımızı talan edecekler” dedi.

Yaklaşık 500 duyarlı insanın katılımıyla gerçekleşen doğa için birlik olma etkinliği 2 saat sürdü.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz