Yumurta tavuk hikayesi… Sonuç elde var sıfır

0
720

Mustafa Gündoğ yazdı: İmar suçu varsa, suç ortağı da vardır…

Ak Parti Genel Başkanı sayın Erdoğan Kurban bayramında Bodrum Gündoğan mahallesinde halen yapımı devam etmekte olan, eski Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci’ye ait Besa Grup’un THE BO VIERA otel projesine bir göz attı.

Sayın AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ziyaretinin hemen ardından, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, sosyal medyadan; umarım, kendisine bağlı Çevre ve Şehircik bakanlığının, imar planı değişikliğiyle yarattığı bu ucube proje, nasıl kurtulur düşüncesiyle gelmemiştir.

“Dağlarımızı, tepelerimizi, bitki örtümüzü, denizimizi ve dolayısıyla yaşam hakkımızı katleden bu tür vahşi yapılaşmalara artık hiçbir şekilde izin vermeyeceğiz. Bodrum sahipsiz değildir.” açıklaması yaptı.

Bodrum’a sahip çıkan belediye başkanımız var…

Sayın Başkan Aras’a öncelikli olarak projeyi iyi incelemesi ve başlangıcından bu güne kadar olan gelişmeleri öğrenmesini öneririm. Slogandan öte gitmeyen bu tarz çıkışlar yerine, kanunların emrettiği yolu izleyerek işlem yapması, sonrasında gerekenin yapıldığını topluma aktarması gerekir.

Yani; “Artık izin vermeyeceğiz” diyerek, bu elimizde kaldı ama biz kabahatli değiliz, bundan sonra izin vermeyeceğiz algısı yaratılmamalı. Öncesi, sonrası yok bu işlerin.

Evet, İmar Planı değişikliği Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Bu alanda sorumluluk Turizm ve Kültür Bakanlığına aittir.

Peki soruyorum şimdi;  yapı ruhsatını incelediniz mi? Kanun ve yönetmeliklere aykırı bir durum buldunuz mu? Bulduysanız halen belediyede çalışan, başta son dönem özel kalem müdürlüğüne atanan ve halen belediyeniz Sosyal Hizmetler müdürlüğünde görev yapan eski imar müdürü ve ona bağlı personeller hakkında işlem yaptınız mı?

Deniz doldurulması, yapılan hafriyatlar, zaten kanun ve yönetmeliklere aykırıdır. Bu konuda açılmış davalar vardır, bu davalara belediye olarak müdahil oldunuz mu?

Gündoğan mahallesinde faaliyet gösteren Peynir Çiçeği Gündoğan Gönüllüler Derneği, hiç kimse bu konuyla ilgilenmezken çok uğraş vermiş, hatta yargıya dahi giderek sonuç almaya çalışmıştır. Dernek yetkilileriyle temasa geçtiniz mi?

Sizden önceki yönetim ve Muğla Valiliği tarafından mühürleme , inşaat faaliyetlerini sonlandırma v.s gibi işlemler yapılmıştır. Siz ve sizden önceki dönemde alınmış yıkım kararı mevcut mudur? Mevcutsa, yıkıma ne zaman başlayacaksınız?

Bu arada sormadan geçmeyeyim. İnşaatı yapan yatırımcı, imar barışı başvuru yapmış mıdır? Yapı kayıt belgesi almış mıdır?

Kimin kayığına binerse, onun küreğini çekenler…

Birde bu işin, hazır kıta yazarları mevcut, lep demeden leblebiyi anlayanlar, bir gün orada, bir gün burada yazan basın ayağı mevcut.

Size bu konuda ekmek çıkar mı bilmem. Lakin konuyu; goygoyculuğunu yaptığınız, ya da yaranmak istediğiniz kişiler için, “aslında suçları yok ve karşı duruş sergiliyorlar” gibi algı yaratmadan önce konuyu bilenlerinden dinleyiniz. Dinleyiniz ki yazılarınızın kıymeti olsun.

Başlıyorlar komplo teorilerine, “aslında belediyelerin suçu yok, merkezi hükümet bu işleri tezgahlıyor.”  “CHP’li belediyeleri, betonlaşmanın suçlusu göstermeye çalışıyorlar. Ankara’nın bu tür kararları önlenemez.”  v.s

İmar suçu varsa suç ortağı da vardır…

Bodrum yarımadasının, toplam imara açık alanı yüzde 15 civarında, toplam alanların yüzde 75 gibi bir alanda imar yetkisi ilgili bakanlıklarda. Çok teknik açıklamalara girmeyeceğim fakat, iktidar bu konuda suçlu ise, yerel yönetimler işbirlikçi dir.

Bodrum’da, bir veya iki yapı ruhsatı bakanlık tarafından verilmiş, geri kalanların tamamı belediye tarafından ruhsatlandırılmıştır. Buradaki durum, sadece imar planlarıyla ilişkilendirilerek açıklanacak bir durum değildir.

Konuyu özetlersek bakanlık imar planı yapmış olsa da, belediye yapı ruhsatı veriyor. Belediyeler kaçak yada imar planlarına aykırı yapılara göz yumuyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı taşra teşkilatları da buna göz yumuyor, görevini yerine getirmekten imtina ediyor.

Yumurta, tavuk hikayesine dönmüş, herkes her şeyi biliyor sonuç, elde var sıfır.

Bir yandan da imar suçları şikayete bağlı suçlardan değil, yargı resen işlem yapabilmektedir. İmar suçu, yasa gereği kendi içerisinde affı da bulundurduğundan, verilen cezaların ertelenmesi de söz konusu değildir.

Konuyu bir yazıda tamamlamak olası değil, geçmiş yazılarımda Besa Grup’un THE BO VIERA projesi ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

Belkide; Ak Parti Genel Başkanı bayramda şantiyeyi havadan incelememiş olsa bu konu gündeme gelmeyecekti. Başkan Aras’ta, Besa Grup’un THE BO VIERA projesi’ni hedef gösteren açıklamada bulunmayacaktı.

Sayın Aras’ın sosyal medyadan Besa Grup’un THE BO VIERA projesinin fotoğrafını paylaşarak yapmış olduğu açıklama yersizdir,kıymetsizdir, hedef göstericidir. Tüm yarımadanın suçlusu Besa A.Ş gibi göstermek, “cambaza bak” demek gibi bir şey olsa gerek.

Başkan Aras’tan, diğer imar suçlusu projelerinde ifşa edilmesini istemek en doğal hakkımız. BESA A.Ş suçluyken, MESA A.Ş ‘nin Cennetkoydaki yaptığı projesi için düzenlediği partiye gidip, arkasında MESA A.Ş reklamlı pano önünde fotoğraf çektirmekte, bu firmanın reklamını yaptığı anlamına gelmez mi?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi buraya giriniz